Bayram I.

Uzun saçlı adam vardı, güzel şarkılar söylerdi. Ne kadar güzel olduğunu çok sonra anladım ben. Ne kadar hüzünlüymüş şarkılar meğer, çok sonra anladım. Unutamadım, unutamadım.

Dedem vardı. Hep vardı. Salonda ikili koltuğun sol tarafında oturur, yanına anneannemi alır, herkesi sırayla öper. Herkesi başka sever, herkesle arkadaş bir yerden, herkesle ayrı telden.

Sonra, çok sonraları, sevda vardı. Uzun saçlı adamın şarkılarını da öyle anladım ben zaten. Dedem de yoklardı arada çaktırmadan hani. Bir başkaydı, anlatılmıyor şimdi böyle. Gerçekler geçiyor hep önüne ama en şiirli şarkılı, hikâyeli masallı yalan sevdalardan…

Bayram o zamanlar bayramdı. Eskidendi, çok eskiden.

Dede. Torun.

İsmini hatırlıyorum fakat yüzünü çıkaramıyorum göğün. Yaş geçti görmeden, yaşlar.
Köprüleri kesildi boğazımın, suya düşüyor kelimelerim.
Son nefeste her hayat, başrolünü oynadığın sessiz film. Ve verir herkes son bir nefes. Kimi dedeyken, kimi torun…