Bomboş.

Ne olurdu şöyle sade, sakin, okunaklı mektuplar yazabilseydim… İsyan günlerinde okunacak kadar gökçe bulmuyorum yazdıklarımı. İçime sindiremedim hiçbir cümlesini bugüne kadar sildiklerimin. Denemekten vazgeçmemek gerektiğini okuyorum herkesten. Sonra ise daha çok yazmak gerektiğini yazıyor ve yoruluyorum.

“Hazırlıklı ol” dedi, “herkesin geçtiği köprüden sen de geçeceksin”. Sustum. Hep susuyorum, bir bildiğim varmış gibi sanki. Yok, hiç olmadı.

Bomboş bir gün geçti. Aynı gün olduğuna inanmak güç. Gün nerede başlar, nerede biter? Misal, bugün gerçekten de bir önceki sayfada mı başladı?

Uzun zamandır gitmiyorum.