Ağustos.

Olabildiğine gri ve kahverengi bir günün ardından güneş doğdu akşam saat sekize yirmi dört dakika kala. Masamı, kitabımı, defterimi ve yer yer kendimi yakıp güneşin şu rengini aramak istedim alevlerin arasında. 
Biri artık bu müziği durdurmalı. Susulsun istiyorum.
-20 Ağustos, bizzat kendisi-

Susulsun istemiş ve susmuşum. Ağustos yazmadan geçti, ve az okuyarak.

Sabır ile ilgili bir şeyler yazabilmek, bir şeyler yazabilecek kadar bilmek isterdim. Ne biliyor, ne yazabiliyor ne de sabredebiliyorum.